be sure - Türkçe İngilizce Sözlük

be sure

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"be sure" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be sure f. emin olmak
After using the knife, please be sure to put it back where it was.
Bıçağı kullandıktan sonra lütfen yerine koyduğunuzdan emin olun.

More Sentences

"be sure" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
not to be sure f. emin olmamak
be sure of f. emin olmak
be sure of oneself f. kendine güvenmek
be sure of oneself f. kendinden emin olmak
not to be sure f. tam olarak bilmemek
be sure about f. -den emin olmak
be sure of/about f. emin olmak (bir şey hakkında)
to be sure zf. muhakkak
to be sure zf. elbette
sure to be zf. muhakkak
to be sure zf. şüphesiz
Konuşma Dili
be sure to do something expr. kesinlikle bir şeyi yap
be sure to do something expr. bir şeyi yaptığından emin ol
be sure to do something expr. muhakkak bir şeyi yap
Deyim
be a sure thing f. gerçekleşmesi kesin olmak
be sure to (do something) f. muhakkak (bir şeyi) yapmak
be sure to (do something) f. kesinlikle (bir şeyi) yapmak
be sure to (do something) f. (bir şeyi) yaptığından emin olmak
better be sure than sorry expr. korkulu rüya görmektense uyanık kalmak evladır
Konuşma
can't be sure f. emin olamamak
well to be sure expr. olur şey değil
well to be sure expr. eh olabilir
be sure of that expr. bundan emin ol
be sure of that expr. ondan emin ol
be sure that expr. emin olun ki
how can you be so sure? expr. nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
I have to be sure that I can trust you expr. sana güvenebileceğimden emin olmam lazım
don't be so sure expr. çok emin olma
don't be too sure expr. çok emin olma
I'm not really sure what we're supposed to be doing expr. ne yapmamız gerektiğinden tam olarak emin değilim
I'm sure you'll be happy here expr. burada mutlu olacağına eminim
I'm sure i'll be that way someday expr. eminim bir gün ben de öyle olacağım
you can be sure expr. emin olabilirsiniz
I'm sure we'll be seeing each other real soon expr. eminim çok yakın bir zamanda görüşeceğiz
how can you be so sure? expr. nasıl bu kadar emin olabilirsin?